Bizi Takip Et!

Espor

Türk Esporunun Gelişim Sancıları?!

Bu kadar talep ve ilgi olmasına rağmen Türkiye’de espor neden istenileni veremiyor?

DOTA 2 YAYIN

Futbol, basketbol ve hatta voleybol; yıllarca popülerliğini korumuş spor dalları olmaya başardı. Her yıl bu branşlara milyonlarca dolar değerinde yatırımlar yapılıyor. İzleyici kitlesi ise sayı olarak ise her geçen yıl daha da artıyor. Birçok ülkede bazı spor dalları tamamen bir kültür haline geldi. Mesela İngilizler futbolla, ABD ise basketbolla özdeşleşmiş toplumlar.

Bu popülerite hep futbol veya basketbol tekelinde mi kalacaktı? Elbette hayır. Video oyunlarının hayatımızda bir oyundan daha fazlası haline geldiği zamanlarda girdi espor kavramı dünyamıza. Çevrimiçi veya çok oyunculu olarak oynanan oyunların rekabetçi derece sistemleri, bu oyunları bir oyundan öte bir spor dalı haline getirdi. Günlerce taktiklerin çalışıldığı, takımların ve oyuncuların herhangi bir spor dalında olduğu gibi turnuvalara hazırlandığı bir spor dalı.

Aslında sanıldığı kadar yeni olmayan bu yeni spor dalı, özellikle 90’lı yıllarda bir ivme kazanmasıyla günümüzdeki popülerliğine kavuştu. Counter-Strike 1.6, StarCraft, Quake, Warcraft gibi dönemlerine damga vurmuş oyunların öncülüğünde başlayan turnuvalarla her geçen yıl daha da gelişerek, üzerine koyarak ilerleyen bir spor dalı olmayı başardı espor.

Türkiye’de Espor

Ülkemizde de dünyadaki kadar popüler olan ve özellikle Z kuşağının büyük bir heyecan ve ilgi ile takip ettiği espor, aslında bize de çok geç gelmiş bir spor dalı değil. 2003 yılında Dark Passage takımı kadrosu kurarak bu sektöre giriş yapmıştı. O zamanlar bu kadar popüler olmayan esporun asıl ivme kazanması Riot Games sayesinde olmuştur. 2013 yılından beri ülkemizde resmi bir League of Legends ligi bulunduran Riot Games, Türk oyuncuların rahat ve pingsiz oyun oynamaları için İstanbul’a bir temsilcilik ve sunucu açtılar. Bu sayede League of Legends hem oyun olarak hem de espor olarak ülkemizde çok popüler bir hal almaya başladı. Esporun giderek popüler kazanmasının farkında olan ülkemizin önde gelen spor kuruluşları bu durumu yakın takibe aldı. İlk olarak Beşiktaş JK, ardında da şimdiki kulüp başkanı olan Ali Koç‘un kurucu başkanı olduğu 1907 Fenerbahçe Derneği’nin girişimleriyle kurulan 1907 Fenerbahçe Espor takımı ile Fenerbahçe SK espor sahnesinde yerlerini aldı. Çok geçmeden de Galatasaray SK bir League of Legends takımı kurarak bu organizasyonda yer aldı.

5ac9a893c03c0e225c485c17

Sadece League of Legends değil, başka oyunlara da ülkemizden çok fazla talep oldu. Bunlardan biri de hepimizin severek oynadığı, birinci şahıs nişancı türünün öncüsü Counter-Strike: Global Offensive. Ülkemizin medarı iftiharı olan Space Soldiers takımı bu oyunun üst düzey turnuvalarında elde ettiği başarılarla adından söz ettiren bir takım oldu. 2016 yılında düzenlenen The World Championships 2016‘dan da şampiyonlukla dönen bir milli takımımız mevcut.

Bu durdurulamaz yükseliş karşısında devlet kanadından da destek geldi. 2018 yılında T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Türkiye E-Spor Federasyonu (TESFED) kuruldu.

2015 yılında piyasaya sürülen birinci şahıs nişancı türündeki Türk oyunu Zula, ülkemizde yeterince tutulduktan sonra bir espor yapılanmasına da gitti. Hali hazırda Zula Süper Lig adında bir profesyonel ligi bulunuyor. Bu ligde ülkemizin önde gelen espor kulüpleri boy gösteriyor. Dahası Zula esporunun Zula Kadınlar Ligi adında, espor kulüplerinin kadın takımlarının yarıştığı bir ligi de mevcut. Böylelikle kadın oyuncuların da espor sahnesinde daha etkin olmasının önü açıldı.

Bu oyunların yanı sıra PES, FIFA, NBA 2K gibi ana akım spor oyunlarının da espor kanadına inanılmaz bir ilgi mevcut.

Ve son zamanların yükselen yıldızı VALORANT. Riot Games‘in 2020 yılında kapalı beta ile hayatımıza giren birinci şahıs nişancı türündeki oyunu, çıktığı günden bu yana beklenenin üstünde bir ilgiyle karşılandı. Oyun daha birinci yılını doldurmadan ilk resmi espor organizasyonu olan VALORANT Champions Tour‘u duyurdu. Şu an en çok izlenen ve takip edilen espor oyunlarından biri olan VALORANT‘a ülkemizde de talep çok. Oyunun dereceli sisteminde Avrupa düzeyinde üst sıralarda yer alan oyuncularımız mevcut.

Türk Esporu Gelişim Sancıları

Peki ya bu kadar ilgiye ve izleyici potansiyelini rağmen neden uluslararası alanda kayda değer başarımız yok? Sürekli kendi kendimize sorduğumuz bu sorunun bir sürü cevabı olsa gerek. Zira yıllardan beri içinde olduğumuz bu sektörde başarısız olmamızın sadece bir tane sebebi olsaydı bu sorunu şimdiye kadar halletmiş olurduk. Son olarak en çok umutlu olduğumuz VALORANT‘ta Avrupa sahnesinden üç takımımızla elimiz boş dönünce artık ciddi bir eleştiri yazısı yazma ihtiyacı hissettim.

Her şeyden önce espor kavramanın ülkemizde geç popüler olmasından kaynaklı bir sorunumuz var. Bilgisayarla geç tanışmış bir toplum olduğumuz için Türk aileleri genellikle oyunlara ve dolayısıyla espora mesafeli. Bu şartlar altında yitip giden bir sürü yetenek oldu belki de. Aile zorlaması ile oynadıkları oyunlarda kendilerini geliştiremeyen, başarılarını sürdüremeyen nice gençler var. Bir de bunlar yetmezmiş gibi oyunları iyi kalitede oynayabilmek ise ülkemizde maalesef bir lüks haline geldi. Bilgisayarları, bilgisayar parçalarının ve ekipmanlarının dudak uçuklatan fiyatları Türk gençlerini sadece izleyici konumunda bırakıyor. Medyaya, yani bana, mesai arkadaşlarıma, meslektaşlarıma ve daha da önemlisi ana akım spor medya kuruluşlarına bu konuda çok iş düşmesine rağmen televizyonlarda esporun adı dahi geçmiyor. Elbet bir gün bizler de Türk ailesinde yer edinmiş “sadece oyun” tabusunu yıkacağımıza inanıyorum.

space soldiers

Yazımın başında bu durumun birçok sebebi olduğundan bahsetmiştim. Bunlardan biri de espor organizasyonlarının finansal sorunları. Kuzey Amerika ve Avrupa’da espora inanılmaz yatırımlar yapılıyor. Ülkemizde sponsor bulmakta güçlük çeken espor kuruluşları maalesef başarılı oyuncuları da elinde tutamıyor. Daha iyi şartlarda bir takım deneyimi ve maddi açıdan tatminkar teklifler sunan Avrupa ve hatta Kuzey Amerika takımları oyuncularımızı bizden alıyor. Uluslararası alanda başarıları olan ender takımlarımızdan Space Soldiers‘ın maddi sıkıntılardan dolayı dağıldığını hepimiz biliyoruz. Takımın en iyi oyuncularından olan İsmailcan “XANTARES” Dörtkardeş, şu an Almanya’nın önde gelen espor organizasyonlarından olan BIG Clan‘da aktif oyuncu. Adından da sık sık söz ettiriyor. Bir diğer örnek ise Özgür “woxic” Eker. Cloud9 takımına rekor bir ücretle (1,365,000$) transfer olan oyuncumuz ülkemizde yaşadığı ping sorunları yüzünden maalesef Kuzey Amerika ekibinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu örnekler sadece CS:GO kanadında da değil birçok oyunda çıkıyor karşımıza. Mesela geçen haftalarda League of Legends European Championship‘de aldığı şampiyonlukla göğsümüzü kabartan İrfan Berk “Armut” Tükek. Kendisi ayrıcı ilk LEC şampiyonluğu yaşayan Türk ünvanını da elde etmiş oldu. Aynı ligde mücadele eden bir başka oyuncumuz ise FC Schalke 04 Esports‘da forma giyen Sergen “Broken Blade” Çelik. Ayrıca Kuzey Amerika’da da bir oyuncumuz bulunuyor. Ormancı rolündeki oyuncumuz Can “Closer” Çelik, 100 Thieves‘da forma giyiyor. Elbette büyük takımlara oyuncu göndermemiz güzel, takdir edilecek bir şey. Fakat oyuncularımızın oynadığı takımların seviyesinde bir takımımız olmaması sorgulamamız gereken bir konu.

Esports Economy 2016

Bu yazımda bahsettiğim gibi Beşiktaş JK, ülkemizde espora giriş yapan ilk büyük kulüp olmuştu. Dahası da var. Aslında Beşiktaş dünyada espor şubesini açan ilk kulüp. Fakat dünyada öncü olmasına rağmen başarılar konusunda da aynı şeyi söyleyemiyorum. Avrupa’da birçok spor kulübünün, Kuzey Amerika’da da birçok NBA takımının espor alanına çok fazla yatırımı var. Paris Saint-Germain FC, FC Schalke 04 gibi Avrupa’nın önde gelen spor kulüplerinin espor takımları varken, bazı takımların ise takımlarının olmasının yanı sıra mevcut takımlara maddi destek sağlamışlığı bulunuyor. Ayrıca birçok futbol takımının FIFA takımı bulunuyor. Benzer şekilde NBA takımlarının espor dalında mücadele ettiği NBA 2K ligi mevcut. Ülkemizde ise Beşiktaş JK ve Galatasaray SK‘nün espor şubeleri mevcut. Geçmişte Bursaspor‘un da bir LoL takımı bulunuyordu. Fakat onlar espor sahnesinden çekildiler. Diğer iki kulübün ise maalesef önemli başarıları bulunmuyor. 1907 Fenerbahçe Espor takımı ise aralarında en iyisi diyebiliriz. Fakat takımı kuran derneğin önceki başkanı Ali Koç, 1907 Fenerbahçe Espor‘u kulüp bünyesine almadı bile. Hal böyle olunca Türk espor kuruluşları doğal olarak Avrupa ve Kuzey Amerika’nın gerisine düştü.

VALORANT ilk çıktığı zamandan günümüze, büyük bir oyuncu ve izleyici kitlesini elde etmiş bir oyun olmayı başardı. Hal böyle olunca espor sahnesine de olabildiğince hızlı çıktı. Dünyanın önde gelen espor organizasyonları vakit kaybetmeden VALORANT kadrolarını oluşturdular. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de VALORANT‘a ve VALORANT esporuna yoğun bir ilgi oldu. Birçok espor kulübü hızlı bir şekilde kadrolarını oluşturdular. Özellikle CS:GO, Zula gibi birinci şahıs nişancı oyunlarından tanıdığımız Sangal Esports, birçok espor kanadında takımı bulunan Beşiktaş Esports, PUBG ve FIFA‘daki başarılarıyla tanıdığımız Futbolist ve aslen Kuzey Amerika kulübü olan ve Rocket League, Rainbow Six: Siege oyunlardan tanıdığımız Oxygen Esports (VALORANT kadrosu Türk) gibi köklü kuruluşların yanı sıra Ferit “wtcN” Karakaya, Kemal “Kendine Müzisyen” Parlak ve Şükrü “Uthenera” Şentürk’ün ortak kurduğu BBL Esports ve YouTube‘dan tanıdığımız Kafalar ekibinin kurduğu Kafalar Esports takımları VALORANT sahnesinde yerlerini aldı. Türkiye’de maçların çekişmeli olmasının yanı sıra profesyonel oyuncuların Avrupa sıralamasındaki bireysel başarıları üst sıralarda olunca haliyle beklentilerimiz üst noktaya çıktı. Avrupa’da oynayan oyuncular dahi Türk oyuncuların bu oyunda iyi olduğunu ve Türk takımlarının başarılı olabileceğini konuşuyordu. Hatta iki Türk oyuncumuz Avrupa’da aktif olarak oynuyor. Bunlardan Mehmet Yağız “cNed” İpek, VCT Avrupa 1. Aşama Masters turnuvasında takımıyla şampiyonluk elde ederken cNed ise turnuvanın hem en skorer ismi hem de en değerli oyuncusu olmuştu. Aynı turnuvada ikinci olan Team Heretics‘de forma giyen Melih “pAura” Karaduran ise aynı takımı ile First Strike Avrupa şampiyonluğu yaşadı.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak, uluslararası düzenlenecek ilk turnuvada üst düzey başarı beklentisi kaçınılmaz oldu. Türk takımlarının geçmesi gereken ilk sınav olan EMEA Challengers Finalleri aşamasında üç Türk takımı, dört Avrupa takımı ve bir de Bağımsız Devletler Topluluğu bölgesinden takım yer aldı. Bu turnuvada ise maalesef ki istediğimizi alamadık. Gruplardan çıkmayı başaran tek temsilcimiz Oxygen Esports, yarı final aşamasında turnuvaya veda ederek İzlanda’ya gitme şansını kaybetti. Diğer iki temsilcimiz Futbolist ve BBL Esports ise turnuvadan galibiyet almadan ayrıldılar. Oyuncuların bireysel performansları, takımların taktiksel yetersizliği, kısıtlı kompozisyonlar eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Bazı oyuncular ise kötü performansları yüzünden topa tutuldu. Fakat ne takımlarımız bu eleştirileri dikkate alarak bir değişikliğe gitti ne de bu dediğim dedik tavrı galibiyet getirdi. Üstüne bir de taraftarlar, takım yöneticileri tarafından kötü sözlere maruz kaldı. Koçların ve oyuncuların ciddiyetsiz tavırları da başka dikkat çeken taraf oldu.

Sözün özü profesyonel düzeyde yarışıyorsanız duygusal hareket etmenin bir anlamı olmadığı gibi, başarı bekleyen taraftarları ve destekçileri göz ardı etmenin de veya onlara “toxic” damgası vurmanın da bir faydası olmayacaktır. Espor sektöründe bir Avrupa bir Kuzey Amerika seviyesine gelebilmemiz için daha çok fırın ekmek yememiz gerektiğini düşünüyor ve yazımı Özgür “root” Alagül’ün bu son zamanlarda eleştirdiğimiz sıkıntılara istinaden attığı tweet ile noktalıyorum.

Yorum Yapmak İçin Tıklayın
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Espor